Köreldim

İnsan Geleceğini Nasıl Kurar?

İlber ORTAYLI’nın İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? İsimli bir önceki kitabında olduğu gibi keyifle okunan bu eserinin özetinin yer aldığı yazım.

Haemos Haemos - - 7 dk okuma süresi
157

Kitabın Adı : İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? Kendini İnşa Etmenin Yolları
Yazarı : Yenal BİLGİCİ ( İlber ORTAYLI )
Basım Tarihi : 2022 – Ağustos
Yayınevi : Kronik Kitap
Sayfa Sayısı : 288

 

               İlber ORTAYLI’yı gerek sosyal medya gerekse çalışmalarından dolayı tanımayan Türk genci neredeyse yoktur. Hal böyle olunca bu denli bilgi birikimi olan birinin yazmış olduğu eserler de bir o kadar ilgimi çekiyor. Esasen tüm bunlar kadar, bu denli bilgi birikimine sahip birinin gözünden onun düşüncelerini okuyabilmek muhteşem bir fırsat. Kitaplar bazen zamanda yolculuk yapmamıza vesile oluyorken, bazen de bize yıllar sonrasında edinebileceğimiz tecrübeleri sayfalar sonra bize aktarabiliyor. Her türlü bir “transfer” sağlanıyor yani.

İnsan Geleceğini Nasıl Kurar Hakkında

Kitap, İlber ORTAYLI ile Yenal BİLGİCİ arasında geçen bir söyleşiyi konu ediniyor. Bir önceki söyleşinin konusuna benzer olarak “İnsan Geleceğini Nasıl Kurar? – Kendini İnşa Etmenin Yolları” yı inceliyor. Hal böyle olunca da insan ve insana dair her konuda İlber Hocanın tecrübeleri çok kıymetli.

                “Faber est suae quisque fortunae.” Yani insan kendi talihinin mimarıdır. Şeklinde aslında çok da etkileyici bir girişle başlıyor okumam. Ardından İlber Hocayla söyleşi devam ediyor.

Toplum

                Konu dönüyor dolaşıyor, özellikle de tarih – coğrafya bilgisi yüksek olan biri için kaçınılmaz olarak topluma geliyor. Aslında benim de düşüncelerimin örtüşmesi beni çok mutlu etti, Düz bir toplum mu oluyor? Bu insanları üreten çevreler ortadan kalktığından, herkes her yerde aynı şekilde yaşadığından birbirine benzer, kendine özgü renkleri olmayan kişilerle doluyor etraf. Seri üretimdir bu.  Diye özellikle de toplumun neredeyse her kesiminin yavaş yavaş birbirine benzemesinin nedenlerini ve “nerede o eski günler” hayıflanmalarına ışık tutuyor adeta.

Kişiselleşme – Birey

                In vitium ducit culpae fuga. Romalı şair Tibullus’un da dediği gibi aslında “Issız yerlerde kendi kendine bir alem ol” diye devam ediyor. Hz. Ali’nin “sen kendini küçük bir cisim sanırsın ama en büyük alem sende gizlidir” cümlesi de buna çıkıyor gibi.

Çokça beğendiğim bir Şeyh Galip beytini de burada iliştirmeden olmazdı;

                Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen

                Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

                Yani diyor ki üstad; ey insan evladı ! Kendine saygıyla, hürmetle yaklaş; çünkü sen kainatta yaratılmışların özgü/göz bebeği olan insansın.

                Montaigne; Mızmız dırdırcı insanları hiç sevmem; bu adamlar yaşamanın sevinçlerine yan çizer, dertlerine can atar; dertlerle kaynaşırlar; sinekler gibi, cilalı, pırıl pırıl yerlerde tutunamaz; pürtüklü, pürüzlü yerlere abanır; orada rahat ederler ya da sülükler gibi kara kan içer, kanla beslenirler.

Eğitim – Öğretim

                Bu bölüm Docendo discitur “Öğreten, öğrenir”  ile başlıyor. Toplumun birbirine öğretmesi, aynı zamanda kendi benliğini yaratması anlamına da geldiğinden; sürekli olarak öğrenmemiz gerektiği üzerinde durulmuş. Aynı zamanda özellikle de tarih ve coğrafya konularında çok iyi olmamız şart. Bununla beraber yabancı dili de öğrenmemizin şart olduğu öğütlerinde bulunulmuş.

Sosyal Hayat

Kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır “Multum interest utrum peccare aliquis nolit aut nesciat”

Hazreti Musa, Sina Dağı’nda “Rabbim bizi neden böyle cezalandırıyorsun?” diye sorunca, “Peki, bundan sonra böyle ceza vermeyeceğim; sizin cezanız artık hırslarınız” karşılığını alır. Bizler de esasen bakıldığında kendi iç muhasebemizi buna göre yapmalı, hırslarımız ve öfkelerimizden sıyrılıp devam etmeliyiz ancak nerede nasıl ne mümkün… Ve bu sayede bunun üzerine biraz olsun düşünebilirim.

Yazar Hakkında

1947 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1969) ile Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Chicago Üniversitesi′nde master çalışmasını Prof. Halil İnalcık ile yaptı. “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktor, “Osmanlı İmparatorluğu′nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla da doçent oldu. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strasbourg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yaptı, seminerler ve konferanslar verdi. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde Osmanlı tarihinin 16. ve 19. yüzyılı ve Rusya tarihiyle ilgili makaleler yayınladı. 1989–2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi′nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002 yılında Galatasaray Üniversitesi′ne geçmiştir. Uluslararası Osmanlı Etüdleri Komitesi Yönetim Kurulu üyesi ve Avrupa Iranoloji Cemiyeti üyesidir.

Bir hedef bulacaksınız, o uğurda çalışacaksınız, hedefinizi gerçekleştirmek için bir yol arayacaksınız, yol yoksa da o yolu yapacaksınız. Bir defa geçtiğiniz yoldan da bir daha geri dönmeyeceksiniz. Çünkü lüzumsuz geri dönüş başarısızlıktır, tekrara düşmektir, ufku kapatmaktır. Hedef bulmak, yol açmak ve aynı yoldan geri dönmemek… Hayattaki gayemiz budur.” –İlber ORTAYLI

Okunacaklar Listesi

  • Seneca’nın Yaşamın Kısalığı Üzerine
  • Cicero – De Amicitia

İlgili Yazılar

4 Yorum

  1. Rolland - -

    Pretty! Thiss hhas been a reaally wonderful article. Many thanks
    for prooviding this information.

    1. Haemos - -

      Thank you so much for your comment 🙂

  2. Andrea - -

    bookmarked!!, I really like your web site!

    1. Haemos - -

      Thank you so much for your comment 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir