Köreldim

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Haemos Haemos - - 11 dk okuma süresi
134

Kitabın Adı : Otostopçunun Galaksi Rehberi

Yazar : Douglas ADAMS

Çeviri : Nil ALT

Yayın Evi : Alfa

Sayfa Sayısı : 229

 

D&R’ın geleneksel indirimli günlerinde reyonlarda öyle gezerken uzun zamandır aradığım Otostopçunun Galaksi Rehberi isimli kitaba denk gelerek almak sanıyorum uzun süredir kendime almış olduğum en güzel hediye olmuş olabilir. İnternette epey bir süre araştırıp bir türlü almaya fırsat bulamadığım bu kitabı görür görmez direk olarak sepetime atarak kasaya gittim ve iyi ki bunu yapmışım.

Bu kitap serisi, 5 kitaptan oluşuyor ve serinin ilk kitabı “Otostopçunun Galaksi Rehberi” aynı zamanda seriye de ismini veren ilk kitap. Kitap, bir radyo programından ortaya çıkmış. İk bölümü 8 Mart 1978’de bir Çarşamba gece 22.30’da yayınlanan bir programdan yapılmış. Yazarın deyişine göre “Hiç de öyle büyük bir tanıtım filan yapılmamıştı. Sadece yasaralar dinlemiş ve bir iki köpek havlamıştı” 🙂

Kitaba başlarken bir galaksi rehberinin de rehberi ile önsözü yapıyorlar. Seri boyunca karşılaşabileceğimiz bazı olaylardan ve terimlerden aynı zamanda kitabın yazılış sürecinden burada güzelce bahsediliyor. Aynı zamanda da bir dizi çekiminin nasıl geri tepildiğinden de kısaca bahsetmekte.

Kitapta en çok hoşuma giden şeylerden biri de; insanı standart yaşamdan soyutlayarak, harika akla hayale gelmeyecek mantıklarla kendine özgü bir evren yatarak bu evrende sizleri yolculuğa çıkarması. Kitabın ilk 20 sayfasından sonra “Bu akşam film izlemek yerine kitabı okuyayım en iyisi ya” gibi bir motivasyona kapıldığımı görmek beni son derece heyecanlandırmıştı. Zira ben en son Ted Dekker’ın Kemik Adamın Kızları isimli kitabında böylesi bir heyecanla kitabın başına geçtiğimi hatırlıyorum.

“Galaktika Ansiklopedisi” isimli bir rehberde örneğin Pan Galaktik Gargara Bombası isimli en kaliteli içkiden bahsetmekte ve tarifini de vermekte.

Pan Galaktik Gargara Bombası Tarifi

O canım Janx İçkisi’nden bir şişe alın,

İçine Santraginus V denizlerinden alınmış bir bölçü su katın- Ah, o Santraginus denizlerinin suyu. Ah o Santraginus balıkları !!!!

Üç küp Artkturus megacinini karışımın içinde eritin ( uygun bir şekilde dondurulmuş olmalı yoksa benzini uçabilir )

Fallia Bataklıkları’nda zevkte ölmüş tüm mutlu Otostopçuların anısına, dört litre Fallia bataklık gazını karışıma ekleyin köpürtün

Gümüş bir kaşığın arkasına bir ölçü Kalaktin hipernanesi özü koyun, karanlık Kualaktin Bölgeleri’nin sarhoş edici, hafif tatlı ve gizemli kouklarını anımsatan Kualaktin hiparnanesinin özünden.

Karışımın içine bir Algolya Güneşkaplanı’nın dişini atın. Algolya Güneşleri’nin alevlerini içkinin kalbine yayarak erişiyi izleyin.

Zamfur serpin.

Zeytin ekleyin.

İçin…

Tüm kitap boyu bu ve buna benzer, birbiriyle oldukça bağlantılı şeyler görmeye devam ediyoruz.

Karakterler

Baş karakterlerimiz Ford Prefect ve Arthur Dent. Ford Prefect, Ford markasının Amerika dışında ürettiği ilk gelişmiş otomobil olma özelliği de taşıyor bir yandan.

Ford Prefect; uzaydan görevlendirilmiş ve “Galaksi Rehberi” isimli kitap için yerküreden çeşitli analizler yapması için görevlendirilmiş bir uzaylı.

Arthur Dent; Ford’un mahalleden arkadaşı olması ve hikayenin başladığı gün evinin yıkılacak olması haricinde çok da bir muhabbeti yok 😄

Olay Kurgusu

Kitap Dünya’nın yok edilmesiyle başlıyor. Yok etmek için gelen “Vogon” isimli vahşi kabileye bir şekilde otostop çeken Ford Prefect ve komşusu bir anda kendilerini onların gemisinde buluyorlar. Vogonlar, hiç misafirperver değiller ve genellikle kendilerinden olmayanları pek sevmiyorlar. Yalnızca Dentrassileri geminin temizliğini yapmaları ve aşçı olarak gemiye alıyorlar. Dentrassiler de bir şekilde bizim “otostopçuları” gemiye almayı başarıyorlar.

Ancak Vogon lideri bunların geldiğini anlıyor ve bir duyuru yayınlıyor. Duyuruyu Ford çok net anlasa da; Arthur bu lisansı bilmediği için başta anlayamıyor. Sonrasında kendisinin kulağına babil balığı sokuyorlar. Bu sayede de artık tüm lisanları anlar hale geliyor. Sonrasında Vogonlar bir şekilde bizimkileri buluyor ve gemiden atıyorlar.

“Nefesimizi tutarak uzay boşluğunda 30 saniye daha fazla yaşayabiliriz” gibi çaresiz bir duruma düşüyorlar ancak milyonda bir gerçekleşecek ihtimaller silsilesi uzayda bir kara delik oluşturuyor ve bizimkileri adı “Altın Kalp” olan sonsuz ihtimalsizlik motoruyla çalışan bir uzay gemisine ışınlıyor. Burada çok değişik bir olay var; sürekli olarak anons yapılıyor “bilmem kaç üssü bilmem kaç ihtimalsizlik.. Git gide normale dönüyoruz…”

Bu ihtimalsizlik ne kadar yüksekse o kadar saçma olaylar oluyor. Üç göz, kolların bacaklarla yer değiştirmesi vs. gibi. Sonrasında normale dönüldüğünde işlemler tamamlanıyor. Sonrasında da burada da bizimkiler yakalanıyor ve kaptana götürülüyorlar. O da ne? !!! Geminin kaptanı Zaphod Beeblebrox, dünyaya bir kaç sefer gelmiş biri. Arthur gördüğü gibi tanıyor. Çünkü zamanında Arthur’un hoşlandığı kızı Zaphod onun ellerinden almış 😕

Sonrasında bunlar arayı bir şekilde ısıtıyorlar ve hep beraber Magrathea isimli gezegene iniyorlar. Burada Ford ve Zaphod giderkerlerken Arthur’a “sen erketeye yat, biz içerisini kolaçan edicez assanım” deyip gidiyorlar.

O esnada bir adam Arthur’a yaklaşıyor. Bu adamın adı da Slartibartfast. Adam buna kısaca gezegenden bahsediyor. Magrathea galaktik borsanın çakılmasıyla beraber çok kötü günler geçiriyormuş, sonrasında ahali bilgisayarları programlamışlar ve hepsi uykuya dalmış. Ne zaman galaktik borsa düzelecek; işte o gün hepsi uyanacaklarmış. Tabii 7.5 milyon yıldır uykuda olduklarını da unutmamak lazım.

Yer Küreee

Bu gezegenin geçim kaynağı; GEZEGEN İNŞA EDİP SATMAK.  Evet evet, adamlar koca gezegen yapıp satıyorlar 😅 Slartibartfast Arthur ile beraber bir geziye çıkıyor. Burada gördüğü şey karşısında şok oluyor; çünkü burada yerküre ( Dünya ) modelini görüyor. Hatta Slartibartfast  isimli yaşlı adam bu yerkürenin Norveç kısmının çizimini üstlenmiş hatta bu çizimden dolayı ödüller almış biri imiş.

Slartibartfast hikayesiyle beraber bir de ultra üst düzey bir bilgisayardan da bahsediliyor. Bu bilgisayar epey bir şeyin farkında ancak Hayat, Evren ve her şeyin cevabı kendisine sorulduğunda 7.5 milyon bekledikten sonra 42 yanıtını veriyor. E tabii bu yanıt bizimkileri tatmin etmiyor. Sonrasında bilgisayar diyor ki; size yanıtı verdim de, asıl soru bu hangi sorunun yanıtı? Bunu çözmek için de size üst düzey bir bilgisayar yapacağım ve bu bilgisayarın adı da yerküre olacak ( Haydaaa olaya gel hacı 🤗😆) Tam 7.5 milyon yıl sonra doğru yanıt öğrenilecekken Vogon öküzleri gelip doğru yanıta 5 dakika kala güzelim gezegeni patlatıyorlar.

Sonrasında tabii merak ediyor kimin sipariş verdiğini ve Slartibartfast’ın dediğine göre yerkürenin yapımının siparişini fareler veriyor. Sonra doğruca farelerin konseyine götürüyor. Fare konseyi; Benjy ve Frankie isimli farelerden oluşuyor.

Bejy ve Frankie de dünya patlatılmasa alacakları yanıtı bir dünyalı bulmuşken ondan öğrenmeye çalışıyorlar. Beyin transferi vs. derken, epey bir zorluyorlar Arthur’u ancak Arthur bir türlü beynini vermiyor. Sonrasında fareler çakallık yapıp “Lan elimizde 42 var, millette bu neyin 42’si bilmiyo. Biz de diyelim ki bu 42 insan kaç yoldan geçmelidir sorusunun yanıtı”

böyle olunca tabii pek çok şey çözülmüş oluyor onlar ve bizimkileri rahat bırakıyorlar. Bizimkiler de Evrenin Sonundaki Restoranda güzel bir yemek yemek üzere yola çıkıyorlar.

Kitap Hakkında

Otostopçunun Galaksi Rehberi isimli kitap kesinlikle harika anlamda sürükleyici. Çeviriler de bir o kadar başarılıymış ( epey bir araştırdım da bu yayınevini ) Kitap konusu itibariyle komedi-bilim kurgu karışımı ancak öyle güzel harmanlanmış ki kendisine bağlıyor.

Baskı kalitesi son derece iyi ve puntolar da göz yormayacak cinsten bir o kadar ölçülü. Hemen bu yazımdan sonra serinin 2. kitabının da siparişini vererek bekleyişe geçeceğim. Umarım en kısa sürede gelir de başlarım.

Serinin birleştirilmiş tek kitabı da vardı; ancak böylesi bana daha fazla keyif vereceğinden böyle tek tek temin etmek daha hoşuma gidiyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir