Köreldim

Kavanozdaki Okyanus

Haemos Haemos - - 6 dk okuma süresi
119

Yeni bir yazım ile karşınızdayım. Hafta içerisinde çok sevdiğim bir büyüğüme el emeğimle bir şeyler yapmak isterken aklıma gelen, benim yaparken büyük keyif aldığım bir hediyelik eşya yapımını deneyimleme şansım oldu.

Tema olarak dışı deniz, içi ise toprak olarak 2 farklı elementin işlenmesi ise ayrı keyifli ve özel oldu. Tutulmaya yaklaştığımız şu dönemde, elementlerle bağımızın güçlenmesi için onlarla bir arada ortak çalışmalar yapmak mühim.

Bu yazımda sizlerle beraber sevdiklerinize evinin baş köşesine koyabileceği veya baktıkça sizi hatırlamanızı sağlayacak tamamen kendi emeğinizle bir “dönüşüm yolculuğuna” çıkacağız. Bunun için öncelikle malzemelerimizi saymalıyım;

  • Deniz taşı ( yakınınızdaki bir sahilden toplayabilirsiniz )
  • Silikon ( sıvı veya silikon tabancasıyla sıkmalı )
  • Vernik
  • Kavanoz
  • Kalın kurdele
  • Killi toprak ve çiçek
  • Süslemek için eşyalar

Deniz taşlarını toplamak için haydi sahile 🙂

Deniz taşı, sahil
Deniz taşı, sahil

Bulunduğunuz şehirde deniz taşı yoksa, bununla alakalı internet üzerinden de sipariş verebilirsiniz. Ben her şeyin el emeği olmasını istediğim için, atladım sahile gittim. Tüm taşları tek tek özenle seçmeye dikkat ettim. Tabi elinde kovasıyla sahilde gezinip taş toplayan birine pek alışkın değilmiş insanlar, değişik değişik bakışlara maruz kaldım ama “çok da tınnnn” 😎

Not : Seçiminizi yaparken çok çok küçük taşları da almanızı öneririm. Ben genelde çok küçük ebatlı taşlardan tercih etmediğim için sonrasında eksikliğini hissettim.

Denizden çıkıp çeşme altına

Taşları kumsaldan topladığım için hem biraz kumlulardı hem de “deniz kokusu” dediğimiz o koku üstlerine sinmişti. Ben ilk zamanlardan pek sevmezdim ancak son dönemde sevmeye başladım deniz kokusunu. Bu yüzden de sevilip sevilmeyeceğinden emin olamadığım için, taşları güzelce yıkayıp, elekten geçirip, ardından havalanmaya bıraktım.

Yıkanmış olan, havalandırmaya gönderilecek taşların bir kısmı

Masanın başındaki işçiliğe başlama vakti

Taşlarımızı kuruttuk, güzelce bir beze serdik, aralarından seçimler yaparak başlayabiliriz.

Başlangıç eşyaları

Başlarken eğer beyaz bir masa lambanız varsa, onun altında çalışmanızı öneririm. böylece iz var mıydı yok muydu bunları daha kolay tespit edebiliyorsunuz. Şimdi silikonla yapıştırıp devam edelim.

Benim kullandığım silikon sıvı silikon olduğu için, yapıştırdıktan sonra kurutma makinesi ile iyice kurutmam gerekti. Eğer kurutmazsanız, diğer bölüme geçerken taşlar tam yapışmadığı için ya düşüyor ya da kayıyorlar ve aralarda çok büyük boşluklar kalıyor. Bu yüzden de çok çok küçük taşları alıp, o boşluklarda değerlendirebilirsiniz.

Aynı zamanda yanınızda peçete bulundurmanızı da öneririm, silikon bir yerden sonra ellerinizde bir katman oluşturuyor ve silikon silikon üzerine gelince almak çok zorlaşıyor. Peçeteyle silikonu aldırmanız çok daha kolay olacaktır.

Bu şekilde taşlarımızı yapıştırmaya devam ediyoruz. Bu minik kavanoz.

Bu büyük kavanoz.

Bir diğer kavanozun ise dümdüz olmaması nedeniyle taşlar bir türlü istediğim gibi yapışmadı. Bu yüzden onun için renkli taşlar kullanmam gerekti.

( En son Kibariye dinleyip roman havası söylüyordum, inanılmaz keyifli bi etkinlik 😁 )

Tüm bunlar bittikten sonra, vernikleme işlemine geçiliyor. Oturduğum evin mutfağının balkonu kapalı, ben de “kapıyı kapatırsam burayı vernik odası gibi kullanırım” diye düşünerek dışarıda verniksel bazı hareketlerde bulundum. Ama sorun şu ki; doğalgaz tesisatı döşenirken, mutfakta olabilecek kaçağı önlemek için cama açtıkları delik yüzünden bütün vernik eve yayıldı.

Çalışma yaptığım balkonda hiç koku yok ama sanki evi vernikle gezmişim gibi değişik bir koku yaklaşık 1 gün kadar evde dolaştı durdu 😁 Siz siz olun, vernik olayını ya dışarıda yapın ya da siz evde olmayacağınız bir sabah yapın.

Bunlar da verniği yedikten sonraki halleri. Ağız kısımlarına ne yaparsanız yapın taş oturmuyor. Bu yüzden de büyükçe kurdeleler ile oraları süsleyerek kamufle edebilirsiniz.

Bir de bu şekilde diplerinde su tutma olayları olabilir diye düşünüyorum. Bu yüzden diplerine büyük taşlardan atmanızı öneririm. Ben öyle yaptım, diplerinde yaklaşık 3 parmak kadar direnaj taşı var. Bitkiyi sulamak istediğinizde olur da suyu fazla kaçırırsanız su kökte birikmeyerek direnaj kısmına iniyor. Toprak kurudukça da oradan kendisi ihtiyacı kadarını çekiyor.

Çiçekler ekildi, kamufle edildiler.

Son olarak çiçeklerimiz de temin edildikten sonra görüntüsü böyle oluyor. Umarım yıllar sonra dahi bakıldığında beni hatırlarlar, ben o güzel insanları asla unutmayacağım 😊😇

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir