Köreldim

Mantar Avı

Haemos Haemos - - 11 dk okuma süresi
128

Çokça uzun bir aranın ardından çok şükür ki işlerimi biraz toparladıktan sonra, bu haftasonu “biraz keyif, biraz şov” için yaptığımız mantar avı ile alakalı yazımı sizler için hazırlayabildim. Şahsen ben bu süreçte son derece eğlendim, umarım sizler de okurken bu konuda planlar yapmaya başlarsınız 😅

Daha öncesinde doğa yürüyüşleri esnasında bolca mantar fotoğrafı çekmekten keyif aldığımı yazmıştım. Hatta hard diskimin bir bölümünü de mantar fotoğraflarına ayırdım. İzcilik döneminden kalma bir ilgim var kendilerine. Kasım gibi cevizler için gittiğimizde Akardere’de kova kova toplayıp satıyorlardı, ilgimi çekmiş olsa da; vaktimiz olmadığından teyzemi alıp beraber koruya girememiştik. ( sanırım sülalede mantar konusunda en yetkin kişi teyzem, toplama ve pişirme konusunda çok iyidir kendisi )

Doğanın ekip çalışmalarında muhteşem bir etkisi olduğu üzerine en azından benim bir kaç deneyimim olması nedeniyle bilimsel olmasa da kişisel gözlem neticesinde beraberce bir şeyler yapalım dedik. Bu ekip ilerleyen dönemde çok daha güzel şeylere vesile olacak, buna inanıyorum ☺ 🌱

Günün anlam ve önemi

Bunun üzerine hem doğada vakit geçirmek, hem kaynaşmak hem de biraz olsun meraklısıyla mantar “avlamak” için Longoz ormanlarını tercih ettik. Bu çevrede mantar avı için gidilebilecek çok yer var ancak longoz ormanlarının bir kere adı çıkmış. Geçmişte Mert gölü kampı esnasında türlü çeşit mantarlara denk gelmem nedeniyle buraya gitmeyi teklif ettim, herkes tamam dediği için de gidildi.

Longoz ormanlarına giderken hiç şaşmayan bir kaç şeyden bahsetmek isterim ki, bunlar yolculuğun tadını mutlak surette etkileyen şeylerdir zannımca;

  • Demirköy’ün girişindeki ekmek fırınından tazecik Trabzon ekmeği almak ,
  • Manyetik alana sahip rampada durup arabanın nasıl yukarı doğru kendiliğinden tırmandığına şahit olmak,
  • Demirköy’ü biraz geçtikten sonra buz gibi sulardan şişeye istif yaparak yaz günü içmek kış günü ise semaver için çay suyu olarak kullanmak,
  • Dönüş yolunda ise mutlaka Pınarhisar’a uğrayıp Karadeniz pide salonunda “kuşkaş” yiyip, kale cafede çay içip günün yorgunluğunu atmak.

Sabah Edirne – Babaeski – Lüleburgaz güzergahındaki yolculuk ardından Pınarhisar üzerinden devam ederek güzel bir vakitte sislerin ve bulutların içerisinden geçerek Longoz ormanlarına vardık.

Longoz ormanları

Burada Longoz ormanları genellikle tek bir orman gibi düşünülüyor ancak içerisinde kendi kendine de ayrımları söz konusu. Göl göl ayrılmışlar, en yakın göl yanlış hatırlamıyorsam Mert gölü. Ardından Pedina, Hamam ve Saka gölleri geliyor. Mert gölünün bir diğer özelliği ise; tam ada girişinden başlayan bir kano parkuruna sahip olması. Diğer göller kendi içinde bağımsız haldeler.

Biz, en yakın göl olması nedeniyle Mert gölünü tercih ettik. Burada bir de kuş gözlem kulesi varmış. Vikings dizisi severler için; Paris’e saldırı esnasında Ivar tarafından kurulmuş olan kulelerin biraz daha genişini düşünebilirsiniz.

Burada çokça fotoğraf çekildikten sonra inerek ormanın içlerine doğru ilerlemeye karar verildi. Çünkü burası Mert gölünün başladığı sazlık alanda bulunuyor ve sazlıkta mantar bulmak pek tabii pek mümkün değil 😇

Manzarayı izlemek her mevsim ayrı keyifli. Bir diğer güzel tarafı ise; burayı tam merkeze almış bir yürüyüş parkurunun oluşu. Bahar dönemleri özellikle bu parkurun yürünmesi için çok ideal. Yaklaşık 8 KM’lik bir parkur. Parkurun bir görüntüsü de gözlem kulesinin hemen altında kroki biçiminde bulunuyor.

Ormana gelmişken…

Mantara diye gelinmiş olabilir ancak tabii ki keyif yapmadan da mantarın tadı çıkmaz.

Ateşler yakıldı, semaverde çaylar bir güzel demlendi.

Tabii burada normalde bir adet tüpümüz vardı. Yani biz olduğunu düşünüyorduk ama o yol boyunca bizi çoktan terk etmiş, bizim bunu fark etmemiz için ise tüpü yakmaya çalışmamız gerekiyormuş 😂 Sonrasında mecburen tavanın sahibini yeni tava alırız sana ya, annene durumu izah etçez biz be gazları eşliğinde kora koymaya ikna edebildik 😀

Longoz ormanları ve mantar

Benim mantar toplarken mottom;

Ormanda şirinleri aramadığınız sürece yediğiniz her mantar zararsızdır.

Longoz ormanlarında pek çok mantar türünü bulabilmek mümkün ancak bunların yenilip yenilemediği konusunda bir kaç tür harici pek yenilemiyor.

İnternette daha öncesinde yaptığım kısa bir araştırma ile

  • Russula Silvicola (Acı Kusturan Mantar)
  • Russula Virescens (Küflü Mantar)
  • Fomes Fomentarius (Kav Mantarı)
  • Porçini (Fındık Huş Mantarı)
  • Amanita Caesarea (Sezar Mantarı)
  • Clathrus Ruber (Yılan Kafesi Mantarı)

türlerinin longoz ormanlarında bulunması mümkün mantar türleri olduğunu okumuştum.

Mantar bulabilmek için havanın rutubetli – nemli olması şart. Aynı zamanda kırağı düşmemesi gerekiyor. Eğer çok mantar bulmak niyetindeyseniz; sabah ezanı saatlerinde çokça rastlayabilirsiniz. Güneşin çıkmasıyla beraber yavaştan saklanıyorlar.

Ormanda yerlerde yaprakların olması, mantarların saklanması için çok uygun zemin hazırladığı için mutlaka sopayla oynatmak gerekiyor. Bu yürüyüş esnasında bir kaç mantar türüne de denk geldim.

Kendisi hafiften porçini mantarını andırıyor olsa bile, hemen alt kısmındaki yüzük nedeniyle bu mantarın zehirli olduğu düşünülebilir.

“Aaaa bu mantar evli miymiiiiş” esprisinin patentini almak üzere çalışmalara başladım, lütfen bu konuda anlayışlı davranın efem 😆

Bu şekilde arayışımızı bir süre sürdürmüş olsak da, maalesef aradığımız emin olduğumuz mantara bir türlü denk gelemedik.

E tabi yorgunluk çöktü, haklı olarak güzel bir mangal ile bunu taçlandırmamız da gerekirdi;

Her şey iyi hoş güzel giderken, artık yavaş yavaş hava kararmaya başladı. E yedik içtik iyi güzel de, mantar neredeydi? Mantarın yakınlarımızda olmadığı aşikardı. Bu sefer geliş güzergahında çamlık alana gözümüzü diktik. İyi ki de dikmişiz.

Kanlıca mantarlarının menbağ

Sonrasında rastgele bir çamlık alanda durduk. Aman Allah o nece güzel çamlıktır. Neredeyse her elimizi attığımız çalı altında mantar 😍 🍄

Kanlıca mantarlarını toplamak için su içtiğimiz bidonları kestik, yetmedi poşetleri birleştirip arta kalan poşetler yapmaya başladık. Artık en son koyacak bir şey kalmayınca pes edip yolumuza devam etmeye karar verdik 😂

Günün sonunda nevale sağlamdı 😁

Mantar pişirme teknikleri

Mantarları topladık ancak mantarları toplamak kadar onları temizlemek ve pişirmek de önemli. Bunun için;

  • Öncelikle mantarları hafif suda durulayın.
  • Sonrasında kararınca haşlayın, burada zaten iyice temizlenecektir.
  • Ardından küçük küçük dilimlere ayırın.
  • Dilimleri una ve tuza bulayın.
  • Ardından kızartın, afiyetler olsun.

Sonlara doğru

Her ne kadar mantar avı için yola çıkılmış gibi gözükse de; aslında başta da belirttiğim gibi olay çok daha farklı ve önemliydi. İyi ki de bu mantar avı olayını gerçekleştirdik, iyi ki bu deneyimi yaşadık. Belki hiç mantar da bulamayabilirdik ancak doğada insanların ne denli kendi özlerine döndüklerini görebilmek muhteşem.

Günlük koşuşturmaca esnasında kendimize dönüp bakamıyoruz. Bazen zor olmuyo mu ya kamplar, o uzun yürüyüşler falan diye sorular geliyor. Bırakın önümüzdeki bir kaç senenin garantisini, önümüzdeki 10 saniyenin bile garantisi yok. İnsanlar hiç bir zaman ölümü kendilerine yakıştırmıyorlar, zaten artık dilimize yerleşen bir deyiş bile var; her ölüm erken diye.

Koşuşturmacalarımız, meşkalelerimiz bize kendimizi unutturuyor. Bu doğa yürüyüşleri, kamplar, oradaki deneyimler, birlik olma duygusu, tekken kendini dinleme duygusu, bunlar bence her insanın hayatında olması gereken şeyler. Şimdiye kadar doğada zaman geçirip “keşke gelmeseydik” diyen bir arkadaşıma rastlamadım, aksine sık sık tekrarlamayı düşünenler oldu. Her türlü sıkıntının çözümü zaten bizde var, yeter ki “bize” fırsat verelim.

Ve çok hoşlaştığım bir sözle bu yazımı da izninizle sonlandırmak isterim;

Dünü seviyorum geçtiği için, yarını seviyorum henüz gelmediği için, bugün hiç bu kadar güzel olmamıştı !

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir