Köreldim

İnci Caps Kutsal Mizah Kırbacı

Haemos Haemos - - 6 dk okuma süresi
106

Kitap Adı : İnci Caps Kutsal Mizah Kırbacı

Yazar : Umut Kullar – Serkan İnci

Yayınevi : Epsilon Yayınevi

Yayın tarihi : Şubat 2015

Sayfa sayısı : 160

Bir kitap sitesi üzerinden online olarak sipariş verdiğim ve sepet tutarının belli bir miktar fazla olması nedeniyle site tarafından hediye edilen kitaplardan biri de buydu. Açıkçası İnci sözlük ve furyasının tamamen ergenlerden oluşması ve de oldukça bel altı şakalarla uğraşmaları nedeniyle kendileriyle hiçbir zaman elektriğim uyuşmadı. Tabii bir de sahibinin son dönemde Twitter üzerinden beyan ettiği fikirlerinin yaptıklarıyla uyuşmadığını da düşünüyor oluşum bunda etkiliydi. Lakin bu kitap yayın tarihi de baz alındığında aslında ilk başlarda böyle düşünmediklerinin bir ispatı niteliği de taşıyor esasen.

Kitabın kapağı nedeniyle ve de sürekli olan “anan zaaa xd” diye gülen insanların olduğu bir platformda, kitabın metinsel içeriğinin olmayacağı kanaatindeydim, “sürekli olarak komikli capslerden derleme bir şekilde bir kitaptır işte” diye düşünüyordum. Lakin kitaplığıma girmiş olan bu kitabı da bir şekilde okumayı istiyordum bu sebeple de okudum. Kitapta yerilen ekşi sözlük ve yazarlarının da bu kitabı okuduğunu bilmeleri sanırım biraz olsun onları egoya sevk ederdi J

Kitap Hakkında

Aslında kitapta son derece güzel bir sosyal medya analizi yapıldığını söyleyebilirim. Genel olarak insanların bu mecralar sayesinde “zihin mastürbasyonu” yaptıklarını ve de ücretsiz lakin bir o kadar da elzem hale gelen bu platformlar sayesinde zihinlerini boşaltmaya çalıştıklarından bahsedilmiş. Bunun yanı sıra aslında Capslerin çıkış amacının ve de çıkışından sonraki bazı kurallar, ilkelerle sıkı sıkıya korunduğunun da altı çizilmiş.

Arka plana baktığınızda aslında liseli ve üniversiteli tayfanın bu denli ipini koparmışçasına eğlendiği bir ortamda, harıl harıl çalışılan bir sosyal medya mühendisliğinin olduğunu görüyoruz. Tabii ki bir de o dönem Facebook ve sonrasında Twitter üzerinde yayınlanan yayıncı politikaları gereği Facebook mühendislerinin bu oluşuma nasıl “yürü ya kulum” dediğini de biraz olsun gözler önüne seriyor.

Bununla beraber sinkaflı küfürler etmek yerine gayet medeni biçimde sosyal medya ajansları, fenomenler, vinecılar ve de ekşi sözlük yazarlarına giydirmeler de yapılmış. Ancak bunlar o dönemde çok dozunda bırakılmış ve de rahatsız edici olduklarını söyleyemem. En azından benim de bazıları hakkında böyle düşündüğümü biliyor olmak ve düşüncelerimi bu kitapta görmüş olmak güzeldi.

Bir de tabii unutmaya yüz tutmuş ancak o dönemde oldukça güldüğümüz capslerin dönemsel olarak sınıflandırılarak paylaşılmış olması da kitabı okurken son derece tebessüm ettiren unsurlardan oldu. Bununla beraber her birinin bilinçli olarak yapılıyor oluşu ve de ciddi anlamda kitleye duydukları saygıyı da gözler önüne seriyordu.

Görüşlerim

İnci caps aslında bakıldığında gerçekten bir ihtiyaç olarak doğmuş. Ben bunu kitabı okumadan önce pek tabii bilemiyordum. Bir de inci sözlük ile inci caps i birbirinden ayırarak, capslerin farklı bir platform olduğunun kitabın belli noktalarında altı çiziliyor. Hal böyle olunca da sözlük ahalisinden ayrı bir kitlenin burayı takip etmesi kolaylaşıyor.

Sürekli olarak ekşi sözlük ile kendilerini kıyaslamaları ve de kitaptaki “kutsal” ın ekşinin bilgi kaynağına atıf, “kırbaç” kısmının da yine içlerindeki o argosever tarafın dışa vurumu olduğunu düşünüyorum. Lakin bir taraf internetin tamamen troll ve eğlence yüzü olurken, diğerinde günlük tartışmalar ve günlük olaylardan haberler yer alıyor. Ha tabii ki son dönemde özellikle ekşi kendisini bozmadı mı? Geçmiş yıllara nazaran kesinlikle çok bozdu. Ancak buna rağmen birbirlerinin rakibi olabilecekleri kulvarlarda değiller. Her ikisinin de sözlük sitesi olması, rakip oldukları anlamını taşımıyor. Kaldı ki her iki sitenin de ciddi anlamda fanatikleri mevcut.

Bunun yanında yaptıkları analizler ve düşünceler keşke yıllar boyu böyle kalmayı başarabilselermiş de dedirtti bana. Özellikle son birkaç senedir olanlar ve paylaşılanları görünce aslında ne denli omurga sahibi olduklarının da kolaylıkla anlaşılabildiğini düşünüyorum. Bunun yanında tabii ki bu kitabı özellikle sipariş ederek okumazdım ancak tesadüfi olarak hediye edilmesiyle beraber okuduktan sonra ön yargılarımın değişmiş olması beni son derece mutlu etti.

Çünkü hayattaki bazı şartlanmalarımızın, o şartlar karşısında herhangi bir fikrimizin olmayışından kaynaklandığını son dönemde oldukça kez yaşadım. Bu yüzden ne kadar şartlanmam varsa, hepsinin canı cehenneme diyerek hepsinin üzerine gidip hakikati görmeyi son derece istiyorum.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir