Köreldim

Esaretin Bedeli

Haemos Haemos - - 6 dk okuma süresi
149

Filmin Adı : Esaretin Bedeli

Yönetmen : Frank Darabont

Tür : Polisiye, Dram

Yapımı : 1994– ABD

Son dönemlerde film seçimi konusunda oldukça kararsız kalmam neticesinde artık IMDB puanlamalarına göre “izlenmesi gerekenler” tarzında oluşturulan listeleri kontrol ederek bazı filmlere karar vermeye başladım. Şimdiye kadar da çok şükür ki hiç kötü bir filme denk gelmedi, umarım bundan sonra da böyle istikrarlı biçimde devam edebilirim.

Bugün de IMDB ‘ de 9.2 puanla 1. sırada olan 1994 yapımı Esaretin Bedeli isimli filmi izledim. Bu yazım da bu filmle alakalı olacak 😊

Filmin Konusu

Film, Andy Dufrense isimli bir bankacının karanlık bir sahnede içki ve silah sahnesiyle başlıyor. Buradan sonrasında anlıyoruz ki eşi bir golf oyuncusuyla kendisini aldattığı için bir intikam almaya çalışıyor ancak alamıyor, yani öldürmüyor. Lakin sabahında ölü bulundukları için 1. dereceden şüpheli olan Andy, içeriye alınıyor. Üstelik de 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırılmış biçimde.

Ardından hapishanede Ellis Boyd isimli bir mahkumla arkadaşlık kuruyor. Bu arada kendisine “Red” deniyor, bu yüzden de o da Red demeye başlıyor. Zamanla bunlar kendi içlerinde sıkı kanka oluyor. Red, her türlü kaçakçılığı yaparak içeriye istediği şeyleri sokabilen biri. Bu yüzden de Andy ne isterse hapishaneye getirtebiliyor. O da bazı şeyler istiyor ondan.

Andy, son derece temiz bir sima olduğu için de; türlü zorluklara maruz kalıyor. Mobbing, tecavüz, “çömezlik sendromu”, çaresizlik gibi gibi. Ardından zamanla orada yer edinip kendisini sevdiriyor. En önemlisi ise içerideki mahkumlara, içerideyken de dışarıda olabilecekleri izlenimini veriyor. Hapishaneye kütüphane kurduruyor, mahkumların dışarıda iş bulmalarını sağlıyor vs. vs.

Bu arada dışarıdan bulunan işlerde ucuz iş gücü sağlanması, şirketlerin iştahını kabartıyor ve çeşitli rüşvet olayları dönmeye başlıyor. Hapishane müdürü ile arasını düzelten Andy, bu verilen rüşvetleri aklamak için çeşitli paravan isimler oluşturuyor ve paraları oralara gönderiyor. Tabii hapishane müdürü sadece gelen paralara baktığı için, gerisine pek karışmıyor 😡

Zamanla bankacı kimliği ortaya çıkan Andy, hapishanedeki gardiyanların vergi iadeleri beyannemelerini hazırlamaya başlıyor. Bayağı bayağı orada kadrolu memur olarak çalışmaya başlıyor. Bu esnada içeride tam 10 yıl geçirmiş olduğu hatırlanıyor. 10. yılının ardından Tommy isimli bir çocuk geliyor, çocuğun suçu ise haneye tecavüz. Meğer Tommy’nin iş ortağı, Andy’nin suçlandığı davada golfçü ve sevgilisini öldüren herif çıkmasın mı? Bundan sonra tutuşuyorlar, işin peşine düşelim vs. diyorlar ama nafile. Hapishane müdürü bu işin peşine düşülmemesi gerektiğini söylüyor.

Hapishane müdürü ile zıtlaşan Andy, bu sefer hücre cezasına mahkum ediliyor. Hücre cezası da o zamana kadar hapishane tarihinde verilmiş en uzun süreli oluyor; tam 2 ay. ( 1+1 şeklinde veriliyor ) Hücreden çıktıktan sonra “görürsün la sen” diyen Andy, pılını pırtını toplayıp 20 senedir içeride olmanın da verdiği hazırlık safhalarından sonra oradan kaçıyor.

Ve kendisine filmin içerisindeki harika hayatı kurmaya başlıyor.

Film Hakkında

Film, Stephen King’in Rita Hayworth ve Shawshank’in Kefareti adlı novellasından uyarlanmış bir 1994 yılı ABD yapımı başyapıt.

Film esnasında hapishane hayatı, orada yaşanan zorluklar ve bu zorluklara karşı idealist insanların yaşadıklarından söz ediliyor. Bununla beraber hapishanede çok uzun süreler yaşayan insanların çıktıktan sonra yaşadığı zorluklar, tekrardan hapishaneye dönmek istemeleri de çok güzel işlenmiş.

Yaklaşık 40 sene hapishanede yaşayan kütüphaneci Brooks’un intihar etmesinin en önemli nedenlerinden biri de Red’in tabiri ile “kurumsallaşma” yani hapishane ile iç içe olmuş olma durumundan kaynaklıyor.

Bununla beraber film 2 saat olmasına karşın hiç bir dakikası sıkıcı gelmedi, özellikle spoiler olmaması adına anlatmadığım son 30 dakikası ise filmi apayrı bir bakış açısı ile izlemenize neden oluyor. O dönemde böylesi harika bir film çekilmiş olması ve de benim henüz daha yeni izliyor oluşumu ise tamamen geç kalınmışlık olarak yorumlayabilirim.

Zaten filmin 7 farklı dalda Oscar Adayı gösterilmesi de filmin kalitesinin başlı başına bir özeti denebilir.

Esaretin Bedeli isimli bu filmi, kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Türkçe dublaj seçeneğinde tüm argo kelimeler olduğu gibi çevrilmiş olduğundan, +18 ibaresi yer alıyor. Aileyle izlerken dikkatli davranmanızı öneririm 😅

Unutma Red, umut iyi bir şeydir.

Andy Dufresne

Esaretin Bedeli filminin fragmanı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir