Köreldim

Can Veren Pervaneler

Haemos Haemos - - 5 dk okuma süresi
135

Kitabın Adı : Can Veren Pervaneler
Yazarı : Hayati İNANÇ
Sayfa Sayısı : 211
Yayınevi : Babıali Kültür Yayıncılığı
Yayın tarihi : Ekim 2020

Bu sene pandemi nedeniyle aileden uzakta, tek başıma Ramazan’ı eda ederken, belki de en zorlandığım noktalardan biri de yalnız başıma sahur yapmak olmuştu. Normalde ben bilgisayarda oyun oynayarak girerdim sahur zamanlarına ( tabi bu Edirne’deyken böyleydi, işe başlayınca sahura kadar oturmak da zor oluyordu ) ancak bu sene pandemi nedeniyle sahura kadar oturmak çok da zorlamıyordu.

Hayati İnanç

Sahur programlarında da sürekli zap yaparken, tesadüf eseri Hayati İnanç’ın sahur bereketi isimli programına denk geldim. Burada birbirinden güzel Divan Edebiyatı eserleriyle beraber, eserlere ait hikayelerden bahsediyordu. Kendisi hukuk mezunu ve bölümüyle alakalı avukatlık mesleğini icra etmiş. Bununla beraber de sunuculuk, yayıncılık, öğretmenlik gibi pek çok mesleği yapmış.

TRT’de de kitabıyla aynı adı taşıyan bir program yapıyor ancak bu programı hiç izlemedim desem yeridir. Lakin Hayati İnanç’ın hiç bir sahur programını da kaçırmadım. Kendisi son derece güzel örneklerle bütün yaştan insana hitap ediyordu. Normalde kimdir necidir pek araştırma yapmam ancak Hayati İnanç konusunda bir araştırma yapmadan da duramadım 😇

Can Veren Pervaneler

Bundan bir kaç ay sonra, alışveriş listemdeki kitaplarımı güncellerken Hayati hocanın kitabı ilişti gözüme. Sonrasında bunu da büyük bir merakla listeme eklemiştim. Kitabı henüz bu ayın ortasında okuma fırsatı yakaladım. Beraberinde ders çalıştığım için, ben günlük belli bir sayfa okuyup bırakırım diye düşünüyordum ancak kendisi öyle bir üslupla konuya değinmiş ki, bir an olsun kitabı bırakmak istemiyorsunuz.

Can Veren Pervaneler isimli kitap serisiyle bizlere Türkçeyi Türkçe olarak açıklıyor. Böyle bir şey mümkün mü diye düşünüyorsanız, Divan Edebiyatındaki o berrak Türkçeyi, günümüz Türkçesiyle anlamanın ne kadar zor olduğunu denemelerini öneririm.

Hatta şöyle ki hemen bunu deneyebiliriz. Kanuni’nin Bakî’yi memleketine sürgün ettiği dörtlüğün ardından Bakî’nin şu cevabını anlayabiliyor musunuz? ☺

N’ola kim nefy-i ebed azm-i bülend oldunsa ey Bâkî
Bilesin ki cihân mülkü değil Süleymân’a bâkî
Şahâ! Azminde isbât-ı tehevvür eyledin ammâ
Buna çarh-ı felek derler, ne sen bâkî ne ben bâkî

Bu ve böyle onlarca, belki yüzlerce mısranın içerisine dalıp gitmek ve her birindeki derin manayı çözümlemek insana eşsiz bir dinginlik veriyor. Bu serinin devamını da okuyup, hemen ardından da defterime not aldığım güzellikleri yazı halinde derleyerek sizlere sunmak gibi bir niyetim var inşallah.

Kitap Hakkında

Kitabı özellikle de Divan Edebiyatı üzerinden böylesi güzel eserleri incelemek isteyen arkadaşlar için kesinlikle tavsiye ederim. Şiire ilginiz olsun olmasın, o dönemdeki tarihsel olaylara atıfları ve dünya-ahiret inancı hakkında da çokça örneklere bu kitapta rastlıyorsunuz.

Bunun yanı sıra bir sohbet havasında ilerleyen bu kitabı gündelik hayatın koşuşturmacasından yorulduğunuzda, bir ıhlamur, bir çay, bir kahve demleyip hemen bir köşecikte okuyarak zihninizi de dinlendirebilirsiniz. Bence harika bir ödül zihniniz için 🙂

1000Kitap ( bu uygulamayla alakalı muhtemelen çok yakın zamanda bir inceleme paylaşacağım ) üzerinde 2020 yılındaki en çok beğenilen alıntım da yine bu kitap üzerinden yaptığım alıntım oldu. Onu da hemen şöyle bırakıyorum izninizle;

Eli boş gidilmez gidilen yere

Boş gelmedim ya Rab ben suç getirdim

Dağlar çekemezken bunca vebali

İki kat sırtımla pek güç getirdim

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir