Köreldim

Ağaçkakan Vadisi

Haemos Haemos - - 17 dk okuma süresi
234

Ağaçkakan Vadisi

            Genellikle hafta içerisinde canım çok sıkıldığında veya önemli bir karar alma aşamasının hemen arifesindeysem; bu kararı almadan önce mutlaka bir kamp yapmaya çalışıyorum. Bu yaptığım kamp esnasında kendimi soyutlayarak, kamp öncesinde beni düşündüren konuyu enine boyuna “kendimle” tartışabiliyorum. Bunu yaparken de tek başıma olmaya dikkat ediyorum. Bu yazımda da sizlere bu vesileyle Ağaçkakan Vadisi güzelliğinden bahsedeceğim.

            Kalabalık şekilde grup halinde kampa gitmek çok eğlenceli ve cazip ancak şahsen özellikle karar verme aşamasındaysanız kesinlikle grupla uğraşmak istemiyorsunuz. Uzun zamandır İnstagram üzerinde takip ettiğim, gönderilerini de beğendiğim Ağaçkakan Vadisi yine İnstagramda dolaşırken karşıma çıkınca, bu sefer “bu ilahi bir mesaj mı acaba” diye düşündüm. Ve tabii ki hemen kamp çantamı dolaptan çıkarıp gittim. Ağaçkakan Vadisi olarak geçiyor olsa da; siz gittiğinizde kocaman “Enver Kara Mesire Yeri” tabelasını da görebilirsiniz.

Ulaşım

            Ben Çorlu üzerinden takribi 1.5 saate yakın bir sürede gittim. Ancak siz Edirne veya Kırklareli üzerinden gidecekseniz, bu süre çok daha kısa olacaktır. Demirköy’e yaklaşık 5 km, İğneadaya 23 km kadar bir mesafede. Eğer alışverişinizi yapmadıysanız güzergah üzerindeki Demirköy’e bununla alakalı zincir marketler bulunuyor, oradan rahatlıkla alışveriş yapabilirsiniz.

            Longoz ormanlarına doğru giderken, hafif bir rampanın hemen ortasında kalıyor. Yollar tamamen asfalt ve gidiş geliş şeklinde. Bu yüzden diğer kamp alanlarına bakıldığında buraya ulaşım bir hayli kolay diyebilirim.

            Demirköy’den hemen sonra bir mahalle-köy gibi bir yer var. Buradan da ihtiyaçlarınızı alabileceğiniz ufak bakkallar mevcut. Eğer kamp alanına İğneadadan geçecekseniz, tekrar adaya dönmeden veya Demirköy’e gitmeden buradan alışveriş yapabilirsiniz.

Sonunda Geldim “Ağaçkakan Vadisi”

            Gittiğimde sonbahar nedeniyle yapraklarını döken ağaçlarla beraber “hışır hışır” bir yer beni karşıladı. Görevliler gayet sıcak şekilde karşılarken, yanlarında maskotları olan “karamel” isimli dünyalar tatlısı da bir köpüş vardı. Çok uysal ve bir o kadar da tatliş bir köpek.

Ağaçkakan Vadisi İğneada
Ağaçkakan Vadisi İğneada

            Biraz konuştuktan sonra alanda yolların olması nedeniyle nerede kamp yapabileceğimi sordum. Alan ikiye ayrılmış, yol bir aşağı bir de yukarıda doğru devam ediyor. Yetkili abi yukarıya doğru gittiğimde terasların beni karşılayacağını söyledi. Ben teras lafını duyunca zaten direk olarak yukarıya doğru attım kendimi. Araçla yukarıya doğru gidip, biraz keşif yaptım.

            Vadiye adını veren ağaçkakanlardan burada; yeşil ağaçkakan, aksırtlı ağaçkakan, kara ağaçkakan, küçük yeşil ağaçkakan yaşıyormuş.

Ağaçkakan Vadisi - Ağaçkakan türleri
Ağaçkakan Vadisi – Ağaçkakan türleri

            Sonrasında sohbet ederken öğrendim ki, aşağıdaki alana biraz daha profesyonel denebilecek kampçılar ve ekip halinde gelenler gidiyorlarmış. Tek başına gelen biri için aşağısının biraz tehlikeli olabileceğinden konuştuk. Sağolsunlar her konuda yanımda olacaklarını henüz ilk dakikalardan daha hissetmiş olmanın mutluluğuyla aracı park edip eşyalarımı indirmeye başladım.

Çadır Kurulum

            Alanda yakınlı uzaklı tahta platformlara çadırlar yapılmış. Burada çadırlarınızı bir tahta platformun üzerine kurabiliyorsunuz ve yerden yukarıda olduğunuz için manzarayı çok daha güzel şekilde izleyebiliyorsunuz. Aynı zamanda platformların bir tık önünde “balkonumsu” alanlar var. Buraya ben masamı atıp, masamda kitabımı okuyup, notlarımı alma fırsatı buldum. Sandalyeye gerek duymadım, terası bir sandalye gibi kullanabildim.

Ağaçkakan Vadisi Kamp Alanı
Ağaçkakan Vadisi Kamp Alanı

            Burada tek handikap; çadırınızı sabitlediğiniz ipleri ve çaktığınız kazıkların olduğu toprak yok. Bunun yerine ben alternatif olarak ipleri tahtaların etrafına dolayarak çadırımı sabitledim. Özellikle Uçmakdere gibi kamp alanlarında sabaha karşı çıkan rüzgar neticesinde, artık nereye gidersem gideyim çadırımın bütün iplerini bağlamaya karar verdim =)

Ormanda Kitap Okumak
Ormanda Kitap Okumak

Urban Usta Anıtı

            Vadiye girdiğinizde biraz ileride özellikle de benim gibi tarihi eserler konusunda meraklı olanların dikkatini çekebilecek “Urban Usta Anıtı” var. Eğer Demirköy’den geçecekseniz, Demirköy’ün hemen çıkışında bir dökümhane var.

            Fatih Sultan Mehmet, 1453 ‘ de İstanbul’u fethedeceği kuşatma öncesinde büyük topları burada Urban Usta’ya yaptırmış. Urban Usta topları burada döktüğü için de 2011 yılında Macarlar tarafından hemşehrilerinin anılması için Demirköy’e bir anıt inşa ediliyor.

            Sonrasında bir görüşe göre anıtı bir totem olarak görerek, Demirköy’den kaldırılması isteniyor. Bazılarına göre de belediyenin yapacağı çalışma için anıtın buradan kaldırılması sağlanıyor. Anıt buradan kaldırılınca Ağaçkakan Vadisi’nin bilinçli yetkilileri anıta sahip çıkıyor ve vadiye dikilmesine bir şekilde yöneticileri ikna ediyor. İlk düşünceyi destekleyen olay da bence bu; eğer belediye geçici olarak kaldırmışsa, “iş bitince biz tekrar yerine koyacağız” diyerek bunu reddedebilirdi. Ama bunu yapmak yerine sözde geçici olarak kaldırdıkları anıtı, başka bir yere taşıyorlar.

Urban Usta Anıtı
Urban Usta Anıtı

            Özellikle çağdaş diyebileceğim Trakya insanının tarihine bu kadar önem vermeyişi beni biraz üzmüş olsa da; bilinçli olan ve özellikle de yeşil alanların kıymetini bilen insanlar sayesinde anıtın heba olmadan hala sergilenişi de çok mutlu etti beni.

İmkanlar

            Daha öncesinde gerek ormanın ortasında, gerekse diğer camping alanlarında kalmış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki; buradaki imkanlar çoğu alanda maalesef bulunmuyor.

WC : Lavabolar oldukça temiz. Kadın ve erkek ayrı şekilde yapılmış ve düzenli olarak temizleniyorlar. Ben yaklaşık 24 saat orada kaldım ve gittiğimde daima tertemizdi. Belki günde 2-3 defa temizleniyor bile olabilir.

Sıcak duş : Hemen tuvaletlerin ortasında bir duş alanı var. Burayı da aynı şekilde kamp sakinlerine temin ediyorlar. Ben kullanmadım ancak ihtiyaç halinde kullanabileceğim söylenmişti. Yanlış hatırlamıyorsam 25 TL gibi bir cüzi ücreti var.

Temiz su : “Bu da imkandan mı sayılıyor” diye okuduğunuzu duyar gibiyim. Kamp alanlarına çoğu zaman suyumla gidiyorum ancak henüz girişte daha “buradaki çeşmelerde kaynak suyu akıyor, çay vs. için kullanılabilir” dendi. Ve gerçekten de sonda da değineceğim, çayı ayrı bir lezzetli oluyor. O yüzden semaver vs. için kilo kilo su taşımanıza gerek yok.

Elektrik : Yine bir diğer hoşuma giden imkanlardan biri de elektrik oldu. Özellikle yaz aylarında havaların iyi olduğu dönemlerde ağaçkakanların, sincap ve yedi uyurların habitatını etkilememek adına mümkün mertebe az ışık yapılarak buradaki canlıların yaşamına saygı duyulmuş. Bununla beraber ağaç aralarına kablolar çekilerek sigorta kutuları yapılmış. Bu sigortalarda elektrik var ve kamp / piknik için gelen tüm misafirler buradaki elektrikten faydalanabiliyor.

            İnternette yer alan yorumlarda elektriğin ücretli olduğu yönünde bilgi bulunsa da; ücretli olan elektrik değil, elektriğin ulaştırılması için kullanılan makara ve lambalar. Eğer yanınızda yeterli uzunlukta bir ara kablo ile giderseniz, kamp alanındaki elektrikten rahatlıkla faydalanabilirsiniz.

Ekstra Güzel İmkanlar

Cafe    : Aynı zamanda mesire alanının hemen içinde bir cafe var. Ben cafeye hiç gitmesem de, ışığı uzunca bir süre yandı. Bu yüzden muhtemelen orada da bir şeyler var.

Güvenlik : Vadinin etrafı ( üst taraf diye bahsettiğim alan ) tel çitlerle çevrili. Hal böyle olunca, hele bir de çadır üst kısımda olunca insan kendisini son derece güvende hissediyor. Alanın ışıkları gece yarısına kadar yanıyor, sonrasında herkes uykuya çekiliyor. Benimle beraber gece boyu oturan tatlı bir köpek vardı. Son derece dost canlısı, bir o kadar da sessiz ancak arkadaş olabileceğiniz tarzdan bir köpekti. 

Diğer imkanlar : Alanda oturmaya çardaklar, ateş yakmak için BBQ ve ateş alanları, oturup sohbet edilebilecek şekilde oturaklar masalar bulunuyor. Burası hem kamp hem de piknik için arkadaşlarınızla rahatlıkla gelebileceğiniz bir alan.

Gece Boyu Dinlence

            Gün batımına yakın yanımda getirdiğim ve alanda bulunan ağaçlardan güzel bir ateş yakıp hem çayımı demledim, hem de güzelce yemeğimi yedim. Gece vakti kimselerin olmayışı, kendi başıma kalmam özellikle de zor bir süreçten geçtiğim şu dönemde benim için çok iyi geldi.

            Odunlarımın yavaş yavaş bitmeye başlamasıyla beraber. Kendimi çadırıma attım. Burada da güzelce kitabımı okuyup, fenerimle güzel bir akşam geçirmeye devam ettim.

Kampta kitap
Kampta kitap

Kitabımı okurken aniden bir telefon ile “çay demledim, istersen gelip alabilirsiniz” diye son derece tatlı bir abimiz aradı. Çayı o kadar lezzetliydi ki, hem sohbet hem çay gerçekten muazzam oldu.

Kampta kitap okuma

Çaydan sonra çadırıma geçtim. Gece ilerledikçe çadır da soğumaya başladığı için, tulumumu çıkarıp içerisine girdim. Biraz da böyle vakit geçirdikten sonra uyuyakalmışım.

Ağaçkakan Vadisi İle Sabaha Uyanmak

            Sabah kuş cıvıltıları eşliğinde uyanmayalı epey bir zaman olmuştu. Sabah erkenden kalktım ve havanın güzel olmasını da fırsat bilerek çadırımın kapısını açıp, bir süre temiz havayı içime çekerken, tulumumun içerisinde dönüp durdum.

            Temiz havada uyumanın son derece dinlendirici olduğunu duymuş olsam da, ben bu nimeti unutalı çok olmuş. Bu gerçek, tokat gibi yüzüme vurdu. Kendimi sanki 2 gündür kesintisiz uyuyormuş gibi dinç hissediyordum. Gerek mental gerekse fiziksel anlamda adeta yeniden doğmuşum gibiydim diyebilirim. “İyi ki yaşıyorum” dediğim güzel bir gece ve ardından sabaha uyanmıştım.

Panoramik İğneada Fotoğrafı
Panoramik İğneada Fotoğrafı

            Çadırdan dışarı çıktığımda, çadırın üzerinde hafiften kar gibi şeylerin olduğunu gördüm. Gece biraz serindi ancak su tanelerinin kırlaşması ile kırağı arasında bir şey görmek ne kadar da serin bir gece olduğunu bana daha iyi gösterdi. Çadırın hemen önünde bağdaş kurup bir süre matımla etrafı izledim. Bu esnada bir ağaçkakan, hemen çaprazda ses çıkarmaya başlamıştı. Türünü bilmiyorum ancak çocukluğumuzdaki Ağaçkakan Woody aklıma geldi. Ne eğlenirdim onu izlerken.

Son Olarak

            Son söz olarak özellikle de bu sözleri kamp yapmayan ya da kendisine gündelik koşuşturmaca esnasında vakit ayıramayanlar için yazıyorum. Özellikle şehir hayatı yaşayan şehrin stresi ve iş yoğunluğu içerisinde sürekli olarak bir mücadele halindeyseniz, eğer çevrenizden ve arkadaşlarınızdan devamlı stresli olduğunuz yönünde geri dönüşler alıyorsanız, en ufak olaylara patlıyor ve geceleri uyumadan önce bu olayları düşünmeden edemiyorsanız, devamlı olarak iş düşünüyor ve arkadaşlarınıza / sevdiklerinize zaman ayırmakta zorlanıyorsanız, mutlaka kendinize bir “mola” şansı tanıyın.

            Kampa gitme nimetini çok geç keşfetmiş biri olarak, bu yönümü mümkün mertebe tecrübeyle doldurmaya gayret ediyorum. Çünkü günlük koşuşturmacalarımızda, sürekli olarak telefon çağrıları, gelen mailler, insanların saçma sapan laf taşımaları içerisinde çeşitli illüzyonlara kapılarak kendimize bakamıyoruz.

            Yaşadığımız pek çok metabolik hastalığın ve stresin kaynağı aslında bu. Bazen insanın yolda ilerlerken durup, “nereye gidiyorum, şimdi ne yapmalıyım” sorularını kendisine yöneltmesi  gerekiyor. Tabi şimdi bu söylediklerime kişisel gelişim kitaplarından ya da instagramdaki sözde psikologlardan alışık olabilirsiniz ancak ciddi manada bu böyle.

            Normalde bu kampı yeni yılın ilk haftasında gerçekleştirdim ancak yazımı henüz yeni yetiştirebildim. Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hedefler, yepyeni bir yaşam demek benim için. Sanki yeni bir sayfa açılıyormuş gibi hissediyorum. Özellikle iş yerinde yaşamış olduğum dışlanma ve sıkıntıların artık canıma tak ettiği bir döneme denk gelen bu kamp, esasen pek çok farkındalığı da beraberinde getirdi. Artık minimum beklenti, maksimum adanmışlıkla görevime devam ediyorum. Çevremdeki her insana “herkes, kendine yakışanı yapar” düsturuyla yaklaşıyorum.

            Kamp alanında zamanın nasıl geçtiğini eminim ki sizler de anlamayacaksanız. Bu kamp alanını çok beğendim, muhtemelen her 2-3 ayda bir buraya geleceğim.  Ocak 2023 itibariyle tek kişilik kamp ücreti 100 TL. Muadili yerlere baktığımda fiyatı çok uygun diyebilirim.

            Eğer sizler de burada kamp yapmayı düşünürseniz, buraya mutlaka gitmenizi öneririm. Herkese keyifli kamplar =)

İlgili Yazılar

8 Yorum

  1. zelma - -

    Harikaaaaa Ağaçkakan vadisini çok beğendim. Mutlaka gidicem 😍

    1. Haemos - -

      Değerli yorumunuz için teşekkürler 😊
      Ağaçkakan Vadisi çok yakın zamanda havaların ısınmasıyla tekrar ziyaret edeceğim yerlerin başında geliyor. Kırklareli gezilecek ve kamp atılacak yerler arasında kesinlikle ilk sıralarda.

  2. kahraman - -

    geçen hafta ağaçkakan vadisindeydik. enver kara mesire yeri tam yazıda anlatıldığı gibi. teşekkür ederiz.

    1. Haemos - -

      Yazımın faydalı olmasına çok sevindim. Ağaçkakan vadisi gibi güzellikleri ziyaret edip, ziyaret esnasında ve sonrasında temiz bırakarak diğer insanların da bu güzellikleri görmesini sağlayalım 😊

  3. Suna - -

    Ağaçkakan vadisi bu yazıyla beraber görüp eşimle dikkatimizi çekti. İyi ki okumuşuz, kamp alanı ve mesire yeri olarak harika bir yermiş. Teşekkür ederiz öneriniz ve yazınız için 😇

    1. Haemos - -

      Buna çoook sevindim 🙂 Ağaçkakan vadisi dilden dile yayıldıkça Trakya Kamp Alanları için de güzel reklam olacaktır 🙂

  4. smortergiremal - -

    Very good written information Ağaçkakan vadisi . It will be helpful to anyone who usess it, as well as yours truly :). Keep up the good work – looking forward to more posts.

    1. Haemos - -

      Thank you so much your comment and support. I am so happy ☺️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir