Köreldim

Açık Hava Sineması

Haemos Haemos - - 7 dk okuma süresi
104

Dün akşamdan kalma sosisliyi yiyip kahvemi de aldığıma göre, dün geceki efsane aktivitemi anlatmaya başlayabilirim. 😀 Sosyal medya üzerinde bir arkadaşın paylaşımında görmemle beraber kafaya koyduğum ve hayatımda gerçekten ilk kez belki de son kez yaptığım aktivite; açık hava sineması. Yaklaşık 3 yıldır Tekirdağ’da olan ben, ilk defa büyükşehir belediyesi olmanın hakkının verildiğini düşündüm ve gerçekten hiç olmadığım kadar ( Amaneyy konusunda da mutluydum da bu kadar değil 😌 ) mutlu olduğumu söyleyebilirim.

Yerleşim

Film olarak “Bayi Toplantısı” seçilmiş, bunu sinemada izlemek istemiştim ancak fırsatını bulamamıştım. Hal böyle olunca hem ilk olacak hem de güzel bir filmle olacak, kaçırır mıyım? Saat 21.30’da başlayacak film için 18.45 gibi yola çıktım. Tabi ben geç kalmamak adına “orada seyyar meyyar bulurum bir şeyler ya” diye düşündüm. Normalde sahil boyunda tırtıklı patates satanların çok saçma işlerle uğraştığını düşünen ben, açık bir patatesçi bulsam onu ihya edecek kadar çok alışveriş yapabilecek kıvamda acıkmıştım 😕

Önce tam olarak nerede gösterim olacağını bilmediğim için sahilin ennn ucuna arabayı park edip hem yürüyüp hem de biraz salgın sonrası insanlar ne durumda diye gözlem yapayım dedim. Biraz gezip tozduktan sonra, git gide acıkmanın da verdiği etkiyle, arabayı gösterim yapılacak yere çekmek için tekrar arabaya gittim.

Burada şunu belirtmeden edemeyeceğim; kesinlikle belediyeden beklemediğim kadar özverili şekilde hazırlanılmış. Gerek giriş esnasındaki sıraya dizilimler, gerek araçlar arası mesafelerin ayarlanması, gerekse normal arabalara göre daha “yüksek” sayılan doblo, fiorino, caddy tarzı araçların onlara özel belirlenen taraflara çekilip standart araçların görüş açılarını kapatmamalarına kadar düşünülmüş. Türbanlı manitasıyla, basık çakal kasa civicle ormantikleşmeye çalışan semt çocuğu kardeşim; senin için üzgünüm ancak fiestanın abin gibi kalmasını ben de istemezdim 😂

Açken Ben, Ben Değilim

Arabayı yerine koyduktan sonra bir şeyler araştırmaya çıktım. Sahildeki balıkçılar açılmışlar ancak virüs nedeniyle hem güvenemedim  hem de balıkların pil takılıp oynatıldığı konusunda şüphelerim olmaya başladı. Böyle olunca etrafı kolaçan ede ede giderken, bir çiğköfteci gördüm. Hay görmez olaydım…

Normalde çiğköftecide ne yersiniz? Çiğ köfte. Ancak camında eşşek kadar sosisli yazıldığını görünce, hem ekmeksiz doymam diye düşünüp hem de canım çektiğinden sosisli söyledim. Abla hemen hazırlayacağını söyledi, tabi o esnada arkadaşı da gönderdim büfeden cipsti, çerezdi bir şeyler almaya. Yaklaşık 10 dakika sonra elinde ekmek poşetiyle oğlu geldi, tekrar gitti. Bir 10 dakika sonra elinde sosis paketiyle geldi. Arkadaş gözüyle işaret edip “baksana sosisler yeni geldi” dese de, ben ihtimal vermiyorum. Kadın harbi harbi parça parça gidip sosislinin malzemelerini aldırmış ya la 😫

Neyse, aldık sosislileri ( yaklaşık 35 dakika sonra ), bu arada tabii izzeti ikram. çiğ köfteler, içecekler falan. Sonra doğruca arabaya gittik. Biz tam yemeklere başladık, bir duyuru; bu akşamki tüm çay, mısır ve de sularınız belediyeden ! Biz bir poşetteki mısır, içecek ve sularımıza, bir de birbirimizin yüzüne baktık. Nereden bilelim biz bu kadar hazırlıklı olacaklarını. Buradan da bir “helal olsun” aldılar bizden 😍

Film başlamadan evvel radyolardan frekanslar 102.30 ‘ a ayarlandı. Filmin sesleri her aracın kendi radyosundan dinlenecekmiş. Aklıma direk “bu akşamı nice aküler çıkaramaz, çok takviyeler yapılır” düşüncesi geldi 😁Her saat başı yaklaşık 10 dakika arabayı rölantide çalıştırdım. Tabii gündüz ledi ve amerikan park olan araçlar öndekileri biraz rahatsız etseler de, olacak o kadar. Onaylar da selektör ve de kornalarla yapılıyordu. Belediye başkanını epey bir kornayla selamladık 😃

Film Hakkında

Ortamın büyüsü ve havanın tam bir yaz akşamı olmasından dolayı filmin ne olduğunun benim için pek bir önemi kalmamıştı. Filmin kadrosu şampiyonlar ligi ancak senaryo PTT 1. lig diyebilirim. Klasik Türk filmi senaryonlarından… Masum insanlar birden mafyanın eline düşer, mafyadan kurtulmaya çalışırken başlarına gelen hadiseler ve yabancı filmlerden görmeye alışık olduğumuz büyük sofrada yenilen yemek… Klişeden ölmediğimiz için şükretmemiz gerek dün gece için 😄

Film 2 saat sürdü, 23.30 gibi tekrar dönüş yoluna çıktım ve sanırım saat 1 gibi evdeydim. O kadar fazla şey kalmış ki, bu sabah kalktığımda kalanlarla güzel bir kahvaltı bile yapabildim 😄

Genel görüşüm

Sürekli merak ettiğim ve deneyimleme şansını çok şükür ki bulabildiğim bu etkinlik gerçekten harikaydı. Pazartesi günü iş başı yapacak olmanın düşüncesi karşısında böylesi efsane bir aktivite gerek zamanlama gerek uygulama açısından gerçekten muazzam oldu. Buradan emeği geçen tüm herkese sonsuz teşekkürler. Açık hava sineması işini oldukça beğendim.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir