Köreldim

İnsan Neyle Yaşar?

Haemos Haemos - - 5 dk okuma süresi
160

 Yazar : Lev Nikolayeviç  Tolstoy

Basım Evi :Karbon Kitaplar

Basım Tarihi : 2019

Sayfa Sayısı : 56

 

Kitapyurdu üzerinden “Acaba ne okusam” diye araştırırken, kampanyalı cep boy kitapların olduğu bir bölüme rastladım ihtiyacımın yanı sıra birkaç tane de başlığı dikkatimi çeken kitaplardan sipariş vermeyi düşündüm. Bu kitaplardan biri de “İnsan Neyle Yaşar?” olmuştu. İnsan Neyle Yaşar konusunun cevabını merak ederek, siparişini verdim 😊

Cep boy kitaplara bir türlü ısınamamış olan ben, bu kitapevinin kitaplarını oldukça güzel buldum. Hem yazı boyutu hem de yazı stili okumaya oldukça elverişli ve kesinlikle gözü yormuyor. Aynı şekilde kitabın sayfaları da benzer kalitede ve öyle kolay kolay yıpranacak buruşacak gibi durmuyorlardı. “İlk izlenim” böylesine olumlu olunca; kitaba da ilk fırsatta başlayıp bitirmek nasip oldu.

Kitap iki hikayeden oluşuyor; birincisi kitaba da adını veren “İnsan neyle yaşar?” ikincisi ise “İnsana ne kadar toprak gerekir?”

                İnsan Neyle Yaşar? Kısa özeti

                Birinci hikayede oldukça yoksul, deri tamir işiyle uğraşan Simon’ın ve eşi Matryona’nın başından geçenler anlatılıyor. Simon, soğuk kış gününde bir parça güzel deri almak üzere şehre doğru yola çıkıyor. Amacı; alacaklı olduğu kişilerden parayı tahsil edip, şehirden güzel bir deri alıp bundan ceket yapmak. Ancak borçluların hiç biri borçlarını ödemezler ve Simon eve dönmek üzere yola çıkar. Yolda kilisenin yanı başında çırılçıplak bir adamı görür ve adamın yanına gider. Adam zor durumdadır ve ona yardım etmek ister. Üzerindekileri ona verip, onu eve götürür. Karısı biraz “yemek için ekmeğimiz yok, sen bir de bu misafiri getiriyorsun” minvalinde söylense de; sonunda ona kalacak yer sağlarlar. Adam bu yapılan iyilik karşılığında ne yapacağını bilemez ve Simon’a işlerinde yardım etmeye karar verir.

Gel zaman git zaman bu bu adamın adının Micheal olduğu ortaya çıkar. Micheal’ın kimi kimsesi olmadığı düşünülür ve yıllar boyu işi öğrenir. Memleketin en iyi ayakkabıcısı olur. Ama belli dönemler haricinde onun güldüğünü kimse görmez. Bir süre sonra da gelen bir müşterinin ardından her şey ortaya çıkar; meğer bu Micheal bir melekmiş. Ancak Tanrıya yaptığı bir isyankarlıktan dolayı ceza olarak dünyaya göndermiş ve üç hakikatı öğrenmeden gelmemesi gerektiği söylenir.

Bunun sonrasında yıllar boyunca Simon ile beraber çalışırken, başından türlü olaylar geçer. Üç temel olay ise, onun hakikatleri bulmasında yardımcı olur. Bu üç hakikat bulunduktan sonra da, aydınlanarak gökyüzüne doğru çıkar.

Bu üç hakikat; İnsanın içinde var olan, insana verilmemiş olan ve insanın neyle yaşadığı.

Melek Simon ve eşiyle beraber yaşarken bu üç hakikatla alakalı olarak da bilgi sahibi olur.

İnsan içinde sevgiyle yaşar, insana kendi ihtiyaçlarını bilme yetisi verilmemiş, insan sevgiyle yaşar.

 

Rus Edebiyatı’nın önemli yazarlarından ve Rus Edebiyatı’nın oldukça önemli eserlerinden biri olan “Savaş ve Barış” ın yazarı Tolstoy’un okuduğum ilk kitabı da olsa; kesinlikle son kitabı olmayacağını söyleyebilirim. Gerek anlatım tarzı gerekse üslup oldukça sade ve Türk Edebiyatı’ndaki “Nasreddin Hoca” hikayelerine benzeyen hikayeler yazıyor. Kitapta yer alan her iki hikayede de çeşitli bölümlerde dini motifler ile süslenmiş bir üslup kullanılmış. Ancak aşırıya kaçılmadığından, bu durum okuru rahatsız etmeyecek düzeydeydi. Her iki hikayeden de kısa da olsa öğrenilecek bir şeyler vardı. 😇

İlgili Yazılar

2 Yorum

  1. Melisa - -

    Tavsiye için tşkler 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir